Ön Gezegen Disklerinin Değişen Kimyası

0
89

Gezegenler genç yıldızları çevreleyen disklerdeki gazlardan ve tozlardan
oluşuyor. Bu disklerde bulunan ve kolaylıkla buharlaşan, uçucu maddeler isimli kimyasallar arasında su, karbonmonoksit, nitrojen gibi önemli moleküllerin yanı sıra başka basit organik moleküller de bulunuyor. Oluşumu sırasında bir gezegende biriken uçucu madde miktarı, o gezegenin atmosferini ve yaşama elverişliliğini belirlemede kilit bir unsur.

Disklerin bileşimleri onların yaşam süreleri boyunca gelişim ve değişim
gösterdiğinden, gezegenlerin bileşimleriyle ilgilenen astronomlar disk
kimyasının değişimini anlamak üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyorlar.
Astronomlar çoktan, genç sistemlerdeki su ve karbonmonoksit gazının, normal yıldızlararası ortamda bulunan miktara kıyasla, bazen yüz kata varacak oranlarda azalmış durumda olduğunu belirlediler.


Her uçucu madde farklı özelliklere sahip olduğu için, bunların her biri farklı ölçülerde azalıyor. En fazla azalma gösteren element olan oksijeni, karbon ve nitrojen takip ediyor. Bu genel çerçeve, üzerinde çalışma yapılan birkaç ayrı kaynak konusundaki gözlemleri açıklıyor ama astronomların hala uçucu madde kimyasının zaman içinde nasıl bir değişim gösterdiğine dair sistematik bir görüşü bulunmuyor.

Karbonmonoksit Hızlı Bir Şekilde Azalıyor


CfA’de görevli Karin Oberg, Sean Andrews, Jane Huang, Chunhua Qi ve David Wilner isimli astronomlar, beş genç disk adayındaki uçucu maddeleri incelemek için ALMA tesisini kullanan bir ekibin üyesiydi. Ekip elde ettiği sonuçları, daha önceden on dört başka gelişmiş disk üzerinde yapılan bir çalışmanın verileriyle birleştirdi ve yaşam süreleri boyunca disklerin uçucu madde kimyasına dair evrimsel bir görüş geliştirmek için onları modelledi.

Araştırmacılar karbonmonoksitin hızlı bir şekilde azaldığı ve bunun bir diskin yaşamının ilk 0.5 – 1 milyon yılı içinde gerçekleştiği sonucuna vardılar. Ayrıca, en genç olan objelerin belirgin kimyasal imzalarının olduğunu ve bunun sebebinin de muhtemelen diskteki moleküllerin kimyasal bağları bozabilen ultraviyole radyasyondan korunması olduğunu buldular.

Bilim insanları buz örtülerinin buharlaşmasının içerik maddelerini gaza yeniden ekleyip ekleyemeyeceğini de değerlendiriyorlar ancak hala bu konuda kesin bir cevaba ulaşamayacak kadar fazla belirsizliğin olduğunu düşünüyorlar ve daha geniş bir genç diskler örneğine gereksinim bulunduğunu söylüyorlar. Yapılan bu yeni çalışma, genç, gezegen oluşturan disklerin kimyalarındaki değişimi anlamak konusunda önemli bir ilerleme sağlıyor.

Kaynak: Phys.org

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here