Kütleçekimsel Dalgalara Dair Potansiyel İpuçları Bulundu

0
120

Bilim insanları kütleçekimsel dalgalardan gelen bir sinyalin olası ipuçlarını bulmak için “galaksi boyutundaki” bir uzay gözlemevini kullandılar. 

Kısa süre önce The Astrophysical Journal Letters’da yayınlanan yeni bulgular, Kuzey Amerika Nanohertz Kütleçekimsel Dalga Gözlemevi (NANOGrav) isimli bir ABD ve Kanada projesinden elde edildi. 

NANOGrav araştırmacıları, 13 yılı aşkın bir zaman boyunca bir “kütleçekimsel dalga arka planı” tespit etmeye çalışarak Samanyolu Galaksisi geneline yayılmış olan düzinelerce pulsarın verdiği ışığı incelediler. Bu bilim insanlarının devamlı kütleçekimsel radyasyon akışına verdiği isim. Ekip bu hedefe henüz ulaşmadı ama çalışmanın araştırmacılarından Joseph Simon bunu tespit etmeye hiç olmadığı kadar yaklaştıklarını söylüyor. 

Simon veri setlerinde kuvvetli bir sinyal bulduklarını ama henüz bunun kütleçekimsel dalga arka planı olup olmadığını söyleyemediklerini belirtiyor. 

2017 yılında, Lazer İnterferometre Kütleçekimsel Dalga Gözlemevi (LIGO) adı verilen bir deney üzerinde çalışan bilim insanları, kütleçekimsel dalgaları ilk kez direkt olarak tespit ederek Nobel Fizik Ödülü’nü kazandılar. Bu dalgalar Dünya’dan kabaca 130 milyon ışık yılı uzaklıkta olan iki kara delik birbiriyle çarpıştığında oluşmuş ve bizim Güneş sistemimize yayılan kozmik bir şok üretmişti.  

Bu şiddetli ve kısa süreli bir patlamaydı. Simon ve meslektaşlarının aradığı kütleçekimsel dalgalarsa, bunun aksine, daha çok kalabalık bir kokteyl partisindeki konuşmaların meydana getirdiği devamlı bir uğultu gibi. 

Evrenin İşleyişleri Konusunda Yeni Bir Pencere Açabilir

Simon bu arka plan gürültüsünü tespit etmenin büyük bir bilimsel başarı olacağını ve bunun evrenin işleyişleri konusunda yeni bir pencere açacağını söylüyor. Örneğin, bu dalgalar birçok galaksinin merkezinde bulunan süper kütleli kara deliklerin zaman içinde nasıl birleştiklerini incelemek için bilim insanlarına yeni araçlar sağlayabilir.  

En azından teoriye göre, birleşen galaksilerin ve diğer kozmolojik olayların devamlı kütleçekimsel dalgalar ürettiğini söyleyen Simon, bunların çok büyük olduğunu ve tek bir dalganın Dünya’nın yanından geçip gitmesinin yıllar veya hatta daha bile uzun bir zaman alabileceğini belirtiyor. Bu nedenle, var olan diğer deneyler bunları direkt olarak tespit edemiyor. 

Simon, “Diğer gözlemevleri saniyeler süren tarzdaki kütleçekimsel dalgaları arıyor. Bizse yıllar ya da on yıllar süren tarzdakileri arıyoruz,” diyor. 

NANOGrav ekibi kütleçekimsel dalgaları aramak için değil, pulsarları incelemek için karadaki teleskopları kullanıyor. Bu çökmüş yıldızlar inanılmaz derecede hızlı bir şekilde dönüyorlar ve Dünya’ya doğru yanıp sönen bir patern içinde radyasyon akımları fırlatıyorlar ve bunlar uzun zamanlar boyunca büyük ölçüde değişmeden kalıyor.  

Simon bu kütleçekimsel dalgaların pulsarlardan gelen bu sabit ışık paternini değiştirdiğini ve bilim insanlarının pulsarları izleyerek kütleçekimsel dalga arka planını tespit edebileceğini söylüyor. 

Kütleçekimsel dalga arka planını tespit etmenin çok büyük bir ilk adım olacağını söyleyen Simon, ikinci adımınsa bu dalgalara neyin neden olduğunu belirlemek ve bunların bize evren hakkında ne anlatabileceğini keşfetmek olduğunu belirtiyor.

Orijinal makale: Science Daily

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here