Nöroblastom Nedir?

0
348

Nadir rastlanan bir kanserli tümör türü olan nöroblastom, en sık olarak bebeklerde ve 5 yaş altındaki çocuklarda teşhis ediliyor ve 10 yaş üzerindeki kişilerde son derece nadir olarak görülüyor. 

Boston’daki MassGeneral Çocuk Hastanesi’nden pediatrik onkoloji uzmanı Dr. Alison Friedmann, nöroblastomun beyin tümörlerinin dışında çocuklarda en sık görülen kötü huylu solid tümör türü olduğunu söylüyor. 

Nöroblastoma Ne Neden Oluyor?

Kanser, nöroblastlar adı verilen sinir hücrelerinin erken formlarında başlıyor. Bir fetüs gelişirken, çoğu nöroblast da gelişiyor ve sonunda ya doğumdan önce ya da bebeğin hayatının ilk birkaç ayında olgun sinir hücreleri haline geliyor. Ama nöroblastom hastalığında, nöroblastlar düzgün bir şekilde gelişmiyor ve olgun sinir hücreleri haline gelmek yerine gelişmeye ve bölünmeye devam ediyor. Bazen bu anormal nöroblastlar bebeklik döneminde ölüyor ancak bazı nadir durumlarda, birikim yapıp tümörlere dönüşebiliyor. 

Var olan bazı kanıtlar, nöroblastomun fetüsteki gelişimin normal bir aşaması olabileceğini gösteriyor. Çoğu zaman tedavi gerekmeksizin tümör kendiliğinden geriliyor. Bilim insanları bunun neden bazı çocuklarda gerçekleşip diğerlerinde gerçekleşmediğini tam olarak bilmiyor. Bazı uzmanlar, bunun sinir hücrelerinin içindeki genetik bir mutasyondan ileri geldiğinden şüpheleniyor. 

Nöroblastom vücudun hemen her yerinde oluşabiliyor ama Friedmann tümörün en sık böbrek üstü bezleri dokularında görüldüğünü söylüyor. Tümör ayrıca, sempatik sinir sisteminin bir parçası haline gelecek sinir hücrelerinde de gelişebiliyor. Nöroblastom kanser hücreleri vücudun diğer yerlerine de yayılabiliyor. 

Bu kanser genellikle 5 yaş altındaki çocuklarda teşhis edildiğinden, hastalığın başlıca risk faktörünü yaş oluşturuyor. Diğer bir risk faktörü olan kalıtım ise, vakaların sadece yüzde 1 ila 2’sinden sorumlu oluyor. Mayo Clinic’e göre, çoğu vakada hastalığın nedeni asla belirlenemiyor. 

Belirtiler

Hastalık genellikle bir ebeveyn ya da bir doktor çocuğun vücudunda normal olmayan bir şişlik hissettiğinde veya fark ettiğinde keşfediliyor. Tümör deriden görülebilir bir hal alabiliyor ya da çevre organlara baskı yapabiliyor ve bu da başka belirtilerin de ortaya çıkmasına neden olabiliyor. 

Boston Çocuk Hastanesi Dana-Farber Kanser Enstitüsü’ne göre, nöroblastom belirtileri arasında karında fark edilebilir bir kitle, lenf bezlerinde büyüme, halsizlik, iştahsızlık, ishal ya da anormal kan basıncı da bulunabiliyor. Ama belirtiler tümörün boyutuna, yerine ve kanserin yayılıp yayılmadığına bağlı olarak ciddi ölçüde çeşitlilik gösterebiliyor. 

Teşhis

Dana-Farber Kanser Enstitüsü’ne göre, anormal sinir hücreleri doğum öncesinden beri var olabilse de, nöroblastom teşhisi hücrelerin hızla çoğalıp bir tümör oluşturduğu ve çevre dokulara baskı yaptığı çocukluk dönemine kadar konulamayabiliyor. 

Hastalığın nadiren de olsa doğum öncesinde çekilen ultrasonlarda tespit edilebildiğini söyleyen Friedmann, doktorların teşhis koymak için genellikle idrar testlerini, görüntüleme yöntemlerini ve en nihayetinde de biyopsiyi kullandığını belirtiyor. 

Bu testler ve yöntemlerle tümörün boyutu, yeri ve kanserin vücutta ne ölçüde yayıldığı belirlenebiliyor. Bu sürece kanser evrelemesi deniyor. Evreleme aynı zamanda, kanserin ne kadar ciddi olduğunu ve en iyi şekilde nasıl tedavi edilebileceğini belirlemek için de kullanılıyor. 

Tedavi 

Tedavi çocuğun yaşı, tümörün özellikleri ve kanserin yayılıp yayılmadığı baz alınarak yapılıyor. 

Hastalığa sahip bazı bebekler ve küçük çocuklarda hiçbir belirti olmayabiliyor ve bu hastalar düşük risk grubu olarak görülüyor. Kitle sadece diğer çocukluk hastalıklarını bulmak için yapılan testler sırasında fark edilmiş olabiliyor ve herhangi bir tedaviye gerek kalmadan yok olabiliyor ya da zamanla normal hücreler haline gelebiliyor. 

Orta risk grubundaki hastalar, genellikle tümörün mümkün olduğunca büyük bölümünün alınması için ameliyata gereksinim duyuyor. Ameliyatın ardından bu hastalara kemoterapi uygulanıyor. 

Hastalığın en agresif formuna sahip yüksek risk grubundaki hastalara, kanserli hücreleri öldürmek için yüksek dozda kemoterapi uygulanıyor. Bu hastalara bir tedaviler kombinasyonu uygulanıyor ve bunlar arasında bir diğer kemoterapi uygulaması, kök hücre transplantasyonu gibi yöntemler de bulunuyor. Ardından bu hastalar ameliyat ediliyor, radyasyon ve immünoterapi tedavileri görüyor. 

Yüksek risk taşıyan tümörlere sahip çocuklar, kanser tedavisi sonlandıktan aylar ya da yıllar sonra sağlık sorunları geliştirebiliyor ve bunlara “geç dönem yan etkiler” adı veriliyor. Friedmann kanser tedavisinden kaynaklanan bu yan etkiler arasında, büyüme ve gelişim sorunları, işitme kaybı, hormon eksiklikleri ve ikinci kanserler de olabildiğini söylüyor.

Orijinal makale: LiveScience

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here