Genç Kadınların Kalp Krizinden Sonra Ölme Olasılığı Erkeklerden Yüksek Olabilir

0
81

Yapılan yeni bir çalışma, bir kalp krizini takip eden on yıl içinde, genç kadınların aynı yaştaki erkeklere kıyasla ölmesinin daha yüksek bir olasılık olabileceğini ortaya koyuyor. 

Genel olarak, 50 yaş altındaki kadınlar bir kalp krizini aynı yaş aralığındaki erkeklerden daha az deneyimliyor. European Heart Journal’da yayınlanan bu yeni çalışma da bu eğilimi yansıtıyor: 2000 ve 2016 yılları arasında Brigham & Kadın Hastanesi ve Massachusetts Genel Hastanesi’nde tedavi gören 2,100 kalp krizi hastasından sadece yaklaşık 400’ü kadındı. Çalışmadaki tüm hastaların ortalama yaşı 44’tü.  

Ama uzun vadede, bu genç kadınların ölmesi, genç erkeklere göre daha olası oldu. Çalışmanın yazarları bu hastaları ortalama 11 yıl boyunca izlediler ve bu süreç içinde kadınların herhangi bir sebepten dolayı ölmesinin erkeklerden 1.6 kat daha olası olduğunu buldular. 

Araştırmacılardan Dr. Ersilia DeFilippis, çalışmada meydana gelen ölümlerin sebebinin öncelikli olarak kalp sorunları olmadığını söylüyor. Kardiyovasküler olmayan bu ölüm nedenleri arasında, kanser ve sepsis de bulunuyor. DeFilippis kadınlarda görülen daha düşük sağ kalım oranının sebebine dair net bir açıklamalarının olmadığını söylüyor ancak çalışma bu konuda etkisi olabilecek bazı faktörleri de ortaya koyuyor.  

Örneğin, çalışmadaki kadınlarda erkeklerde olduğundan daha yüksek oranlarda diyabet ve romatoid artrit gibi hastalıklar vardı. 2012’de yayınlanan bir çalışmaya göre, vücutta var olan devamlı enflamasyonlar kan damarlarında plak oluşumuna yol açabiliyor ve plaklar da arterlerin tıkanmasına neden olup kalp krizine sebep olabiliyor. 

Kadınlar Erkeklerden Farklı Bir Bakım Gördüler

Buna ek olarak, çalışmadaki kadınlarda erkeklerden daha yüksek oranlarda depresyon olduğu da görüldü. Depresyon sağlıklı yaşam tarzı önerilerine ve ilaçların kullanımına bağlı kalmak üzerinde etki gösteriyor ve bunlar da bir kadının bir kalp krizi sonrasındaki uzun vadeli sağ kalımını etkileyebiliyor.

2018 yılında yayınlanan bir çalışma da, kadınların bir kalp krizi sonrasında, stres kaynaklı olarak organlarına olan kan akışında bir azalma meydana gelmesini deneyimlemesinin, erkeklerden yaklaşık iki kat daha muhtemel olduğunu ortaya koyuyor.

Bu risk faktörlerinin dışında, kadınlar aynı zamanda kalp krizi için tedavi edilirken erkeklerden farklı bir bakım gördüler. 

Çalışmadaki kadınlara, doktorların kan damarlarını görmesini sağlayan koroner anjiyografi işlemi uygulanma olasılığı erkeklerden daha düşük oldu. Ayrıca, kadınlar hastaneden taburcu edildiklerinde, onlara genellikle bir kalp krizinden sonra reçete edilen aspirin, beta blokerler, ACE inhibitörleri ve statinler gibi ilaçların verilme ihtimali de daha düşüktü. Uygulanan tıbbı bakımdaki bu farklılıklar, klinik bakım ve karar almadaki cinsiyet eşitsizliklerini yansıtıyor olabilir. 

Araştırmacılar bu faktörlerin kadınların bir kalp krizi sonrasındaki uzun vadeli sağ kalımlarını nasıl etkilediğini açıklığa kavuşturmak için daha fazla çalışmanın yapılmasına ihtiyaç olduğunu söylüyorlar.

Orijinal makale: LiveScience

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here