İnsanlar Neden Komplo Teorilerini Benimsiyor?

0
322

2020’deki ABD seçimlerini derin devlet ele geçirdi. 5G baz istasyonları covid-19 yayıyor. Bill Gates insanlara mikroçip yerleştirecek. Geldiğimiz noktada, kıyaslama yapıldığında, Ay’a inişlerin sahte olduğu ya da 51. Bölge gibi komplo teorileri neredeyse eski moda kalıyor. 

Komplo teorileri kendilerini rahatsız edici şekillerde gösterebiliyor ve gerçek şu ki, yakın zaman öncesine kadar, bunların ardındaki psikolojik mekanizmalar da bu teorilerin kendileri kadar karanlıktı.

2018 yılında, bu mekanizmaları inceleyen iki bilim insanı olan Jan-Willem van Prooijen ve Karen M. Douglas, European Journal of Social Psychology’de yayınlanan çalışmalarında, bu alanın hala ne kadar yeni bir alan olduğunu onayladılar ve komplo teorilerinin radikalleşmeye ve hatta şiddet içerikli davranışlara katkıda bulunabildiği yönündeki giderek büyüyen fikir birliğine dikkat çektiler. 

2021 yılının Ocak ayında, Psychiatric Services’de yayınlanan bir çalışmada, New York’ta bulunan Weill Cornell Tıp Koleji’nde bir klinik psikiyatri profesörü olarak görev yapan Richard A. Friedman, bizim türümüzün avcı toplayıcı gruplar içinde yaşayarak geçirdiği uzun geçmişin, bilinmeyen tehditlere karşı bir hassasiyete neden olduğunu belirtiyor. 

Friedman, “Diğer insanların birinin grubuna zarar vermek için birlik olabileceğini ve komplo kurabileceğini düşünme ve bekleme kapasitesine sahip olmak, insanların başkalarına karşı şüpheci bir tutum içine girmesini sağlardı ve bu hatalı bile olsa, dikkatsizce güvenmekten daha emin bir strateji olurdu,” diyor. 

Bu Teoriler Kaygı Ve Çaresizlik Gibi Negatif Duyguların Stresi Altında Olan Toplumlar Tarafından Sağlanıyor Olabilir

İnsanlar patern arayışında olan memeliler ve genellikle kötü bir açıklamayı hiçbir açıklama olmamasına tercih ediyorlar. Bu bilişsel eğilim tehlikeli. Friedman, insanların paternleri ayırt etme ve dünyayı anlamlandırma eğiliminin, bizi aynı zamanda da olaylar arasında olmayan bağlantıları görmek gibi bilişsel hatalara yatkın hale getirdiğini söylüyor.  

1999’da Political Psychology’de yayınlanan bir çalışma da, “Otoritelere olan güvensizliğin, düşmanlığın, güçsüz ve çaresiz hissetmenin ve haksız yere dezavantajlı konumda olmanın” tümünün de, komplo teorileri yönündeki düşünüşün kuvvetli ön göstergeleri olduğunu ortaya koyuyor.

Bu fikirleri modern zamanların paranoyasına da uygulayabiliriz. Dünya Sağlık Örgütü covid-19 pandemisi hakkındaki komplo teorilerinin daha fazla yayılmasını önlemek için yardım çağrısında bulundu. Eğer araştırmacılar haklıysa, bizim bu teorilerin halklara, kaygı ve çaresizlik gibi negatif duyguların stresi altında olan toplumlar tarafından sağlandığının kanıtlarını bulabilmemiz gerekir. 

Covid-19’la ilgili komplo teorilerinin çoğalmasının nedenlerinden biri de, virüs hakkındaki sağlık için zararlı sonuçlara yol açabilecek olan yanlış bilgilerin sosyal medya yoluyla hızla yayılması. 

Peki, doğru bilgilerin yayıldığından ve toplumdaki herkesin sağlığının ve iyiliğinin en iyi şekilde korunduğundan emin olmak için bu eğilimlere nasıl karşı koyacağız? Bunun için bilişsel eğilimlerimizi aklımızda tutmak iyi bir başlangıç noktası. Bununla birlikte, uzmanlar internet üzerindeki platformların da oynayacak önemli bir rolleri olduğunu ve onların yanlış bilgileri platformlarından kaldırmak için harekete geçebileceklerini söylüyorlar. 

Orijinal makale: Interesting Engineering

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here