Covid-19’u Yüksek Viral Yük Mü Yoksa Enfeksiyon Dozu Mu Daha Kötüleştiriyor?

0
867

Daha fazla koronavirüs parçacığına maruz kalmak daha ağır bir hastalık
geliştirilmesi anlamına mı geliyor? Sosyal medyada dolaşan söylentiler, daha yüksek bir “viral yüke” maruz kalan hastane çalışanlarının ya da onlarla aynı evde yaşayan insanların genel nüfustan daha ağır hastalandığını öne sürüyor.


Ama yapılan araştırmalar, enfeksiyon ve covid-19’un şiddeti arasındaki ilişkinin bundan daha karmaşık ve diğer solunum hastalıklarından farklı olabileceğini gösteriyor.


Bir hastalık oluşturmak için gereken ortalama viral parçacık sayısı enfeksiyon dozu olarak biliniyor. Covid-19 için bu sayının ne olduğu henüz bilinmiyor ama Birmingham Üniversitesi’nden Willem van Schaik’e göre, hastalığın ne kadar hızlı bir şekilde yayıldığına bakıldığında bu sayı muhtemelen oldukça düşük; birkaç yüz veya bin parçacık civarında olabilir.


Diğer yandan, viral yük enfekte bir insanın taşıdığı ve çevresine saçtığı viral parçacıkların sayısıyla ilgili. Bir kişideki viral yük miktarı yüksek olduğunda, onun başkalarını enfekte etme olasılığı daha yüksek oluyor. Ancak covid-19 söz konusu olduğunda, viral yükün daha yüksek olması mutlaka daha ağır belirtilerin görüleceği anlamına gelmiyor.


Covid-19 İnfluenza, MERS Ve SARS’tan Farklı Olabilir


Örneğin, İtalya’nın Lombardiya bölgesindeki covid-19 salgınını araştıran sağlık çalışanları 5,000’den fazla enfekte insanı incelediler ve belirti gösterenler ve göstermeyenler arasında viral yükte bir fark bulamadılar.
Ancak Çin’in Nanchang şehrinde hastaneye yatırılmış covid-19 hastaları
üzerinde yapılan bir çalışmada, hastalığın şiddeti ve burunda var olan virüs miktarı arasında kuvvetli bir ilişki bulundu.


Eğer bir insanı enfekte eden ilk virüs miktarı hastalık belirtilerinin şiddetiyle ilişkili değilse, bu covid-19’un influenza, MERS ve SARS’tan farklı olduğunu gösterebilir.


İnfluenza için, enfeksiyon sırasında daha yüksek virüs miktarına maruz kalmanın daha kötü belirtilerin ortaya çıkmasıyla ilişkili olduğu gösterildi. Ayrıca Willem van Schaik, daha yüksek dozlarda SARS ve MERS koronavirüsleriyle enfekte olan hayvanların da daha kötü sonuçlar deneyimlediğini söylüyor ve, “Bu virüs SARS’la akraba olsa da, bana göre ikisi arasında şu anda pek anlaşılmış durumda olmayan önemli farklılıklar da olduğu sonucuna varmak zorundayız,” diyor.


Araştırmacılar her halükarda kendimizi enfekte olmaktan korumak için
alabileceğimiz her önlemi almamız gerektiğini söylüyorlar.

Orijinal makale: New Scientist

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here